-
Bir Ruhun Ardından
Bazen bir insan gider, ardından sessizlik kalır…Ve bazı sessizlikler var ki, hiç dinmez. Seninle nice anılar paylaşmadık, gülmelerimiz olmadı, suskunluklarımız da. Ama en çok, senin içindeki fırtınayı fark edememişiz belki de. Hayatla verdiğin mücadeleyi, dışarıdan görünen yüzünün ne denli güçlü olduğunu izledik ama içini göremedik… Görememişiz. Borderline…Bir tanım, bir teşhis… Ama aslında içten içe yanan…
-
Bir Yıldızın Peşinde
Gecenin karanlığında hızlandı adımlarım. Sessizlik oldukça ürkütücü olmaya başlamışken, kalp atışlarım çınladı kulağımda. Yetişmem gerekiyordu, gözyaşlarımı incilere çeviren o yıldıza. Rüzgar, şiddetle destek olurken arkamdan, uçuştu keten elbisem. Ayaklarım dolandı birbirine. Serindi çimenler; koşmama gerek kalmamıştı artık. Rüzgar, bir yaprak gibi savurmuş bedenimi bu uçsuz bucaksız ovaya, beyaz elbisemle bir çiçek gibi yerleştirmişti. Gökyüzü, zihnimden…
-
Sessizliğin Aynasında.
Birkaç evin ışığı hâlâ yanıyordu. Uyku onlar için de arka plana atılabilecek bir ihtiyaç mıydı? Gecenin karanlığında kim bu kadar aydınlık olmak isterdi ki? Yüzüne vuran mum ışığında seni izliyorum. Seni detaylıca incelemeyi hep çok sevmişimdir. Mumun hareketli ışığında, yeni kurumuş ruhun kadar dağınık saçlarını, kesmeyi unuttuğun uzamasını umursamadığın sakalını, parlayan gözlerini, konuşurken düşündüğünü belli…
-
Oksijenin Kirli, Kalbin Yorgun.
İki yabancı mıyız başından beri? Benim ruhumu öğrenebilir misin? Ruhunu öğrenebilir miyim? Buğulandı sigaramın ateşi, titredi vücudum, geçmedi ağzımdaki o acı tat. Zehirledim kendimi seninle, seni zehirledim. Zehir, zehirdir. Ve her zaman acı verir. Alkol dozunda güzeldir; ta ki tadı gelmemeye başlayana kadar. Gözünü beyaz örtülü bir sürü yatağın arasında açtığında anlarsın kötülüğünü. Sevginin saflığı…