
Bazen bir insan gider, ardından sessizlik kalır…
Ve bazı sessizlikler var ki, hiç dinmez.
Seninle nice anılar paylaşmadık, gülmelerimiz olmadı, suskunluklarımız da. Ama en çok, senin içindeki fırtınayı fark edememişiz belki de. Hayatla verdiğin mücadeleyi, dışarıdan görünen yüzünün ne denli güçlü olduğunu izledik ama içini göremedik… Görememişiz.
Borderline…
Bir tanım, bir teşhis… Ama aslında içten içe yanan bir ateşin, her şeye rağmen tutunmaya çalışan bir ruhun adı. Sen tutunmaya çalıştın, eminim. Kendi içinde savaş verdin. Ve bu dünyada kendine yer bulamayınca, kendi sessizliğine göçtün…
Kızgın değilim sana.
Kırgın da değilim.
Sadece çok üzgünüm.
Belki şimdi acıların yoktur. Belki artık iç sesin susmuştur. Dilerim gittiğin yerde huzur vardır. Biz seni hep gülüşünle, kelimelerinle, duruşunla hatırlayacağız. Sen bu hikayede iz bıraktın. Sessizce…
Işığın bol, yolun açık olsun dostum.
Bu dünya seni anlayamadı belki… Ama biz seni unutmayacağız.
Mekânın cennet olsun.