Kadıköy


Kadıköy’ün sessiz ara sokaklarında , eski bir kütüphanenin tozlu raflarında kaybolmuş birisi , oturuyordu. Gözleri sayfalar arasında gezinirken, geçmişin izlerini takip ediyormuş gibi görünüyordu. Her cümlenin ardında, bir zamanlar yaşadığı dünyaların, yankılarıyla karşılaşıyordu. O , kelimelerin büyüsüyle beslenen bir ruhtu. Belki de Kadıköy ,onun için sadece bir semt değil , hayal gücünün kaçış noktasıydı. Her sokak , her eski bina, yeni bir hikaye başlatmak için bir fırsattı onun için. Geçmişin izlerini sorgularken , kaybolmuş öykülerin peşine düşüyordu. Belki de cevaplar , tozlu bir kitap kapağının altında ya da unutulmuş bir günlüğün satırlarında gizliydi. Belki de ona kayıp dünyaların kapılarını açacaktı. Ve o kütüphanenin sessizliğinde soluklanacak , geçmişin derinliklerine inmek için, içindeki keşfetme arzusunu hiç kaybetmeyecekti. Çünkü belki de gerçek mutluluk; geçmişi sorgulamakta değil , onu yeniden yazmakta yatmaktaydı.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir